Tenkis Davası ve Aşamaları Nedir? 8 Adımda Hesap ve Süreç

Tenkis davası, mirasbırakanın vasiyet veya sağlararası bağış gibi tasarruflarla mirasçılarının saklı payını zedelemesi hâlinde, bu tasarrufların saklı payı ihlal eden kısmının indirilmesini sağlayan davadır. Kısaca, mirastan mal kaçırıldığını ya da tereke dışarıya devredildiğini düşünen saklı paylı mirasçının başvurduğu hukuki yoldur. Aşağıda tenkis davası nedir, kimler açabilir, hangi tasarruflar tenkise tabidir, hesap nasıl yapılır ve dava hangi aşamalardan geçer sorularına, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Yargıtay uygulaması çerçevesinde yanıt verilmektedir.

Tenkis Davası Nedir?

Türk miras hukukunda mirasbırakan, malvarlığının tamamı üzerinde dilediği gibi tasarruf edemez; altsoy, ana-baba ve eş gibi yasal mirasçılara kanunun ayırdığı bir pay, yani saklı pay vardır. Saklı payı karşılanmayan mirasçı, TMK m. 560 uyarınca, tasarruf edilebilir kısmı aşan tasarrufların tenkisini dava edebilir. Tenkis, geçmişe etkili bir yenilik doğurucu dava niteliğindedir: tasarruf baştan itibaren geçersiz sayılmaz, yalnızca saklı payı ihlal eden miktarla sınırlı olarak indirilir.

Saklı Pay Oranları

Saklı pay, yasal miras payının belirli bir oranıdır (TMK m. 505 ve 506). Altsoy için yasal payın yarısı, ana ve baba için her biri bakımından yasal payın dörtte biri, sağ kalan eş için ise altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal payın tamamı, diğer hâllerde dörtte üçü saklı paydır. Saklı payın dışında kalan kısım, mirasbırakanın serbestçe tasarruf edebileceği kısımdır.

Hangi Tasarruflar Tenkise Tabidir?

Tenkis yalnızca vasiyetle yapılan kazandırmalarla sınırlı değildir. Mirasbırakanın sağlığında yaptığı bazı karşılıksız kazandırmalar da tenkise konu olabilir. TMK m. 565 bu kazandırmaları sayar; örneğin mirasçılara miras payına mahsuben yapılan ödemeler, ölümden önceki bir yıl içinde yapılan âdet olmayan bağışlar ve saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı açık olan kazandırmalar bunlar arasındadır. Mirasbırakanın yaptırdığı hayat sigortasının ölüm anındaki değeri de, TMK m. 567 uyarınca tenkise tabidir.

Uygulamada sıkça karşılaşılan üç durumu ayırmak gerekir. Mirasbırakan mirasçılarından birine taşınmazı satış göstererek devretmişse, önce satışın gerçek bir satış mı yoksa mirastan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı bir işlem mi olduğu incelenir. Mirasçıya yapılan bağışta ise tenkisin yanında denkleştirme (TMK m. 669) gündeme gelebilir. Mirasbırakanın parasıyla satın alınan ve başkası adına tapuya tescil edilen taşınmazda ise gizli bağış söz konusu olur; bu hâlde bağışlanan şey, taşınmazın kendisi değil, ödenen paradır.

Tenkis Davasında Süre

Tenkis davasını açma hakkı, TMK m. 571 uyarınca, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl içinde ve her hâlde, vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinden itibaren on yıl geçmekle düşer. Bunlar hak düşürücü sürelerdir; hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Nitekim Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/3002, K. 2022/3575, T. 27.04.2022 sayılı kararında davacının öğrenme tarihini değerlendirerek bir yıllık sürenin geçtiğini kabul etmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi de E. 2024/4443, K. 2025/2553, T. 12.05.2025 sayılı dosyasında, sürenin saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren başladığı yönündeki uyuşmazlığı ele almıştır. Bu nedenle sürenin ne zaman başladığı, somut olayda dikkatle belirlenmelidir.

Tenkis hakkı süre geçmiş olsa bile def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir; yani mirasçı, kendisine karşı açılan bir davada saklı payının ihlal edildiğini savunma olarak öne sürebilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tenkis davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir (Yargıtay 2. HD, E. 2012/27448, K. 2013/20403, T. 10.09.2013). Yetkili mahkeme ise TMK m. 576 uyarınca mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Yargıtay uygulamasında tenkis davalarında yetkinin kamu düzenine ilişkin olduğu, mirasbırakanın son ikametgâhı mahkemesinin kesin yetkili sayıldığı kabul edilmektedir.

Tenkis Davasında Hesap Nasıl Yapılır? Adım Adım Aşamalar

Tenkis hesabı uzmanlık gerektirir ve mahkemeler genellikle bilirkişi incelemesine başvurur. Hesap şu aşamalardan geçer:

  1. Mirasçıların ve yasal payların belirlenmesi: Mirasbırakanın ölüm anındaki yasal mirasçıları ve her birinin yasal miras payı tespit edilir.
  2. Net terekenin bulunması: Mirasbırakanın ölüm günündeki malvarlığından borçlar, cenaze giderleri, mührü ve defter tutma giderleri ile mirasbırakanın bakmakla yükümlü olduğu kişilerin üç aylık geçimi düşülür (TMK m. 507).
  3. Eklenecek değerlerin eklenmesi: Tenkise tabi sağlararası kazandırmaların ve sigortanın değeri net terekeye eklenir (TMK m. 508, 565, 567). Ortaya çıkan tutar, tenkise esas terekedir.
  4. Saklı pay tutarlarının hesaplanması: Her saklı paylı mirasçının saklı pay oranı, tenkise esas terekeye uygulanır.
  5. Vasiyetlerin yerine getirilmesi: Vasiyetle yapılan kazandırmalar düşüldükten sonra kalan kısım, artık terekedir.
  6. Mirasçıların fiilen alacaklarının karşılaştırılması: Her mirasçının artık terekeden alacağı pay ile saklı pay tutarı karşılaştırılır; eksik kalan mirasçı tenkis isteyebilir.
  7. Tenkis sırasının uygulanması: TMK m. 570 uyarınca önce vasiyetle yapılan tasarruflar, bunlar yetmezse sağlararası kazandırmalar en yeniden en eskiye doğru indirilir. Aynı derecedeki tasarruflar orantılı olarak azaltılır (TMK m. 561, 563).
  8. Bölünemeyen mallara ilişkin özel kurallar: Tasarrufa konu mal, değeri düşmeden tenkis oranında bölünemiyorsa, TMK m. 564 uyarınca kazandırmadan yararlanan kişi, indirilecek kısmın bedelini ödeyerek malı almayı veya tasarruf edilebilir kısma düşen bedeli talep etmeyi seçebilir.

Tenkis Davası Örnek Hesap

Net terekenin 1.200.000 TL olduğunu, mirasçıların eş ile iki çocuk bulunduğunu ve mirasbırakanın 600.000 TL değerindeki malını vasiyetle bir arkadaşına bıraktığını varsayalım. Eşin saklı payı 1/4 (300.000 TL), her bir çocuğun saklı payı 3/16 (225.000 TL) olur; toplam saklı pay 750.000 TL, tasarruf edilebilir kısım ise 450.000 TL’dir. Vasiyet 600.000 TL olduğundan tasarruf edilebilir kısım 150.000 TL aşılmıştır. Vasiyet düşüldükten sonra kalan 600.000 TL’den eşe yasal payı olan 1/4 oranında 150.000 TL, çocuklara 3/8 oranında 225.000 TL düşer. Çocuklar saklı paylarını tam olarak aldığından, saklı payı 150.000 TL eksik kalan eş, vasiyet alacaklısına karşı 150.000 TL tutarında tenkis davası açabilir.

Davanın Tarafları ve Talep

Davayı saklı payı ihlal edilen mirasçılar açar. Davalı, ihlal eden tasarruftan yararlanan kişidir; bu kişi bir vasiyet alacaklısı, bağışlanan veya muvazaalı devralan olabilir. Birden fazla kişi yararlanmışsa hepsinin davaya dâhil edilmesi uygulamada önem taşır. Taşınmaz söz konusuysa dava, tapu kaydının tenkis oranında iptali ve tescili talebiyle birlikte yürütülebilir. Yargıtay’a göre, sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malda, karar tarihindeki rayiç bedel esas alınır ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunan tutar ödettirilir (7. HD, E. 2022/2207, K. 2022/5659, T. 29.09.2022; İçtihadı Birleştirme Kararı, E. 1994/4, K. 1994/4, T. 11.11.1994).

Tenkis davasında davacı, dava açarken saklı payının ne kadar ihlal edildiğini bilemez. Bu nedenle Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, tenkis davalarını HMK m. 107’de düzenlenen belirsiz alacak davası olarak değerlendirmektedir; dava dilekçesinde gösterilen miktar tahmini değerdir ve talebi sınırlamaz (7. HD, E. 2021/6956, K. 2023/992, T. 20.02.2023; E. 2025/2037, K. 2025/5491, T. 18.12.2025).

Tenkis Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tenkis davası açılmadan önce mirasbırakanın tüm tasarruflarının, tapu kayıtlarının ve banka hareketlerinin incelenmesi gerekir. Süre kaçırılmamalı, davanın hangi tasarrufa karşı açılacağı doğru belirlenmeli, gerekirse ihtiyati tedbirle taşınmaz üzerindeki devirlerin önüne geçilmelidir. Tenkis, mirastan ret, mirastan feragat, mirasçılıktan çıkarma (ıskat) ve mirastan yoksunluk gibi kurumlarla da ilişkilidir; bu nedenle somut olay bütün unsurlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Sonuç

Tenkis davası, saklı paylı mirasçıların miras hakkını korumanın temel aracıdır. Bir yıllık ve on yıllık hak düşürücü sürelere, kesin yetki kuralına ve bilirkişi hesabı gerektiren karmaşık yapısına dikkat edilmelidir. Süreç hukuki destek gerektirdiğinden, saklı payının ihlal edildiğini düşünen mirasçıların vakit kaybetmeden bir miras hukuku avukatına başvurması önerilir.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya özgü hukuki durumlar için bir avukata danışılması tavsiye edilir.

Emin Hukuki Danışmanlık Arabuluculuk ve Avukatlık Bürosu

İletişim

+90 212 659 12 88
info@eminhukuk.av.tr
İstanbul/Türkiye

Sosyal Medya

İletişime Geçin

İletişim Formu