Çek Zayii Nedeniyle İptal Davası: Yasal Dayanağı, Usulü ve Güncel Yargı Kararları

Bir çekin kaybolması, çalınması veya kullanılamaz hale gelmesi, hamilin elindeki kıymetli evraktan doğan hakkını fiilen kullanamaz duruma gelmesine yol açar. Bu durumda başvurulacak hukuki yol, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) öngördüğü “çek zayii nedeniyle iptal davası”dır. Aşağıda bu davanın yasal dayanağı, dava şartları, izlenecek usul ve konuya ilişkin güncel yüksek yargı içtihadı, doğrudan karar metinlerine atıfla ele alınmaktadır.

Yasal Dayanak

Çekin zayii nedeniyle iptaline ilişkin doğrudan bir düzenleme TTK’da münhasıran yer almamakta; kanun, poliçenin iptaline ilişkin hükümlere yollama yapmaktadır. TTK m. 818/1-(s) bendi uyarınca, poliçenin iptaline dair TTK m. 757 ilâ 763 ile m. 764/1 hükümleri çekler hakkında da kıyasen uygulanır. TTK, kıymetli evrakın iptalini genel olarak m. 651-652’de, nama yazılı senetlerin iptalini m. 657’de, hamile yazılı senetlerin iptalini m. 661-669’da düzenlemiş; poliçenin iptaline ilişkin usul ise TTK m. 757-765 hükümlerinde yer almıştır. Uygulamada bu hükümlere ek olarak TTK m. 669, m. 711 ile TTK m. 730/20 yollamasıyla m. 676 hükümlerine de yer verildiği görülmektedir.

Davanın Hukuki Niteliği, Görevli ve Yetkili Mahkeme

Zayi nedeniyle çek iptali davası, hasımsız olarak ikame edilen bir çekişmesiz yargı işidir. Bu niteliği gereği, verilen karar kesin hüküm teşkil etmez.

Görevli mahkeme, TTK m. 757/1 uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise aynı hüküm gereğince, çekin ödeme yeri veya hamilin yerleşim yeri mahkemesidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 07.01.2014 tarihli, E. 2013/18067, K. 2014/155 sayılı kararı, davanın hasımsız ve çekişmesiz yargı işi niteliğini teyit ederek bu niteliğin yetki bakımından da sonuç doğurduğunu, talepte bulunan kişinin adresinin de yetkili sayılacağını içtihat altına almıştır.

Dava Şartları ve Aktif Husumet Ehliyeti

Çekin zayii nedeniyle iptalini talep etme hakkı, münhasıran lehtar veya meşru hamile tanınmıştır. Çeki düzenleyen keşidecinin bu davayı açma hakkı ve aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 16.05.2024 tarihli, E. 2024/604, K. 2024/863 sayılı kararında bu hakkın münhasıran “iradesi dışında çek elinden çıkan hamil” tarafından kullanılabileceği vurgulanmıştır.

Davanın açılabilmesi için çekin, davacı lehtar veya hamilin elinde bulunurken rızası hilafına elinden çıkmış olması ve çekin kimin elinde olduğunun bilinmemesi gerekmektedir. Çekin elden çıkışı; çalınma, kaybolma, gasbedilme, yanma veya ıslanarak okunmaz hâle gelme gibi çeşitli nedenlerle gerçekleşebilir.

İspat Yükü ve Sunulması Gereken Bilgi ve Belgeler

Çek iptali davalarında tam ve kesin bir ispat aranmamaktadır; davacının, çekin hamili olduğunu ve senedin elindeyken kaybolduğunu kuvvetle muhtemel gösterecek düzeyde delil sunması yeterli görülmektedir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 19.10.2023 tarihli, E. 2023/1568, K. 2023/1597 sayılı kararında bu ölçüt şöyle tespit edilmiştir: “Zayi nedeniyle iptal talebinde bulunan kişi, çekin hamili olduğunun ve çekin kaybolduğunun ‘kuvvetle muhtemel’ olduğunu ispata elverişli deliller sunmalıdır.”

Uygulamada davacıdan; çekin bir suretinin ibrazı veya senedin esas içeriğine (keşideci, muhatap banka, şube, seri numarası, keşide tarihi, keşide yeri ve bedeli) ilişkin açık bilgi verilmesi beklenmektedir.

İhtiyati Tedbir Niteliğinde Ödeme Yasağı Kararı

Telafisi güç veya imkânsız zararların önlenmesi amacıyla, tensip aşamasında veya dava sürecinde TTK m. 757 hükümleri uyarınca çekin muhatap banka tarafından ödenmesini engelleyen bir ödeme yasağı (ödemekten men) kararı verilerek muhatap bankaya bildirilir.

Uygulamada mahkemeler bu tedbir kararını verirken, çek bedelinin takdiren belirli bir oranda (uygulamada çoğunlukla %15) teminat yatırılmasını isteyebilmekte; teminatın yatırılmaması hâlinde ödeme yasağı konulamamaktadır. Verilen ödeme yasağı kararlarının, çoğunlukla iptal kararı kesinleşinceye kadar devamına hükmedildiği görülmektedir.

İlan Usulü ve Yasal Bekleme Süreleri

TTK m. 760, m. 761 ve m. 762 hükümleri uyarınca, çeki elinde bulunduran varsa senedi mahkemeye sunması amacıyla resmi bir ilan süreci yürütülür:

  1. İlanlar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi aracılığıyla yapılır.
  2. İlan, birer hafta arayla 3 defa yayımlanır.
  3. Yasal bekleme süresi kural olarak en az 3 ay (en çok 1 yıl) olup, mahkeme kararlarında bu süre ilk ilan tarihinden veya çekin vadesinden (keşide/son ödeme tarihinden) itibaren hesaplanmaktadır.
  4. Mahkeme, muhatap bankaya müzekkere yazarak çekin bankaya ibraz edilip edilmediğini araştırır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, hem 19.10.2023 tarihli, E. 2023/1568, K. 2023/1597 sayılı kararında hem de 16.05.2024 tarihli, E. 2024/604, K. 2024/863 sayılı kararında, iptal kararının verilebilmesi için Ticaret Sicil Gazetesi’nde TTK m. 760 ve m. 762’ye uygun ilanların yapılmış olmasını ve yasal üç aylık süre içinde çekin ibraz edilmemiş olmasını aramıştır.

Kararın Sonuçları ve Hükmün Kapsamı

Usulüne uygun üç ilana ve yasal üç aylık bekleme süresine rağmen; çekin mahkemeye ibraz edilmemesi, çekin muhatap bankaya ödeme amacıyla sunulmamış olması ve meşru hamil olduğunu iddia eden üçüncü kişilerin mahkemeye başvurmamış olması şartlarının kümülatif olarak gerçekleşmesi hâlinde, davanın kabulü ile çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilir.

TTK m. 652 gereğince kıymetli evrakta hak senede bağlı olduğundan, iptal kararı alan hak sahibi hakkını senetsiz olarak ileri sürme ya da yeni bir kıymetli evrak tanzim edilmesini talep etme hakkı kazanır. Karar hasımsız çekişmesiz yargı kararı niteliğinde olduğundan, hükümlerde genellikle iyiniyetli üçüncü şahısların hak ve menfaatlerinin saklı tutulmasına yönelik koruyucu ibarelere yer verilmektedir. Daha önce verilen ödeme yasağının ise iptal kararı kesinleşinceye kadar devamına karar verilmektedir.

Güncel Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi İçtihadı

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 19.10.2023 tarihli, E. 2023/1568, K. 2023/1597 sayılı kararı, aktif husumetin münhasıran hamile ait olduğunu teyit ederek şu tespiti yapmıştır: “Çekin zayii nedeniyle iptali davası açma hakkı hamile ait olup, zayi nedeniyle iptal talebinde bulunan kişi, çekin hamili olduğunun ve çekin kaybolduğunun ‘kuvvetle muhtemel’ olduğunu ispata elverişli deliller sunmalıdır.” Aynı kararda yetkili mahkemenin çekin ödeme yeri veya hamilin yerleşim yeri esas alınarak belirleneceği, Ticaret Sicil Gazetesi’nde TTK m. 760 ve m. 762’ye uygun ilanların yapılması ve yasal üç aylık süre içinde çekin ibraz edilmemesi hâlinde iptale karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 16.05.2024 tarihli, E. 2024/604, K. 2024/863 sayılı kararı da aynı doğrultuda, davayı açabilecek kişinin “iradesi dışında çek elinden çıkan hamil” olduğunu, mahkemece ihtiyati tedbir niteliğinde ödeme yasağı verilmesi, TTK m. 760 ve m. 762’ye uygun ilanların yapılması ve yasal üç aylık sürede çekin ibraz edilmemesi hâlinde iptale hükmedilmesi gerektiğini içtihat etmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 07.01.2014 tarihli, E. 2013/18067, K. 2014/155 sayılı kararı ise çek iptali istemlerinin hasımsız ve çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğunu ve bu bağlamda talepte bulunan kişinin adresinin de yetkili sayılacağını içtihat altına almıştır.

Sonuç

Çekin zayii nedeniyle iptali davası, TTK’nın poliçenin iptaline ilişkin hükümlerine yapılan yollama üzerine kurulu, hasımsız ve çekişmesiz bir yargı işidir. Davayı yalnızca lehtar veya meşru hamil açabilir; görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi, yetkili mahkeme ise çekin ödeme yeri veya hamilin yerleşim yeri mahkemesidir. Süreç; ihtiyati tedbir niteliğinde ödeme yasağı kararı, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde üç kez yapılan ilan ve en az üç aylık yasal bekleme süresinin ardından, çekin ibraz edilmemesi hâlinde iptal kararının verilmesiyle sonuçlanır. Yerleşik Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihadı, gerek ispat ölçütü gerek usule ilişkin bu unsurların her birinin, hak sahibinin çekten doğan hakkını senetsiz olarak ileri sürebilmesi için eksiksiz biçimde tamamlanmasını aramaktadır.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya özgü hukuki durumlar için bir avukata danışılması tavsiye edilir.

Emin Hukuki Danışmanlık Arabuluculuk ve Avukatlık Bürosu

İletişim

+90 212 659 12 88
info@eminhukuk.av.tr
İstanbul/Türkiye

Sosyal Medya

İletişime Geçin

İletişim Formu